SAKLI HAZİNE YADA TAŞI ve HAYAT AĞACI

Etkinlik Tarihi: 06 Ağustos 2026 13:36

Saklı Hazine “Yada Taşı” Yasemin Ak’ın nehir romanlarının birinci “Hayat Ağacı” ikinci eseridir.Yada Taşı’nın ilk sayfasında Bilge Kağan yazıtından alınmış şu cümleler bulunmaktadır: “Tengri (Yaratan) tektir. Her kim ki Tengri’den Kut almak dilerse; başkasına yakarmasın. Kimse töreden üstün değildir; dirlik ve birlik için Töre budur”. Kut ve Töreye vurgu yapılan bu ifadeler özellikle Türk düşünce hayatının sürekliliği açısından çok önemlidir. Bildiğiniz gibi Yusuf Has Hacip'in Kutadgu Bilig adlı eseri de Kut ve törenin kültür hayatındaki önemini bizlere göstermektedir. Sait Başer’e göre “Kutadgu Bilig, Töre çerçevesinde kut kazanma bilgisi vermektedir. Yani “Töre”yi anlatmaktadır”. Kuta ulaşmak bütün insanlık için konmuş bir idealdir”. Kut, insanın aynı zamanda kâinatın da ruhu ve merkezî kudreti olan Tanrı ile kendi varlığında buluşması, temasa geçmesi demektir. Yada Taşı Türklerde kutsallık taşır. Bu taş, mitolojik olarak yeraltı dünyasının temsilcisi Erlik Han tarafından kaçırılmak istenmesi ve buna karşı da Türk kamları başta olmak üzere Türk mitolojisinin kutsal hiyerarşisi altında mücadele edilmesini kapsar. Kibele (Kutsal ana) motifi biliyorsunuz Turani halklardan özellikle Frig (Muşki) uygarlığında ön plana çıkmaktadır. Bununla birlikte diğer Türk yurtlarında da farklı isimlerle hatta dünya mitolojilerinde de görülmektedir. Eserde kam’lar ve amazonlar çok önemli bir yer tutar. Yazar Yasemin Ak’ın özellikle kam ifadesini kullanması da onun Türkçeye olan hâkimiyetinin göstergesidir. Çünkü eski Türk inancında şaman kavramı değil kam kavramı din adamları için kullanılır. Yada Taşına bir küçük “kam”ın “Hayat Ağacı”na tırmanmaya başlaması ile giriş olsa da ikinci roman “Hayat ağacı”nda insanın/insanların nefslerinin yolcuğu (nefsin olgunlaşması) daha iyi anlaşılacaktır. Yada taşı insanın “küçük savaşı” iken Hayat Ağacı insanın kendi nefsiyle savaşı olması açısından “büyük savaş” olacaktır. Eserde eski Türk inançları ile birlikte Bugünkü halk inançlarının yaşayan özellikleri de iç içe geçmiş durumdadır. Örnek olarak Hacı Bektaşi Veli'nin Horasan'dan güvercin formunda (güvercin donunda) geldiği kabul edilir. Yahut Türk tasavvuf anlayışında Kurt dede Kurt Baba motifleri vardır Bunlar da yine form değiştirme özellikleridir. Yahut Şahmeran dediğimiz özellikle Türkiye'nin güneydoğusunda çok iyi bilinen yarı insan yarı yılan motifi bu eserde kullanılmıştır. Birinci romanda Erlik Hanın askerleriyle, amazonlar, cengaverler ve kamların ordusunun yeryüzü ordusunun mücadelesi olmuştur ve buradaki Tuğrul kuşu yani mitolojideki Simurg denilen kuş mücadelede insanların tarafında yer aldığından Erlik Han tarafından cezalandırılmış ve yer altında esir edilmiştir. Diğer taraftan romanın başlangıcında Amazon kraliçesinin ikiz bebeklerinden birinin kamlar tarafından büyütülmesi diğerinin ise Kibele tarafından Şahmeran'ın kontrolünde büyütülmesine izin verildiği görülür. Çocuklar annesinin ölümüne sebep olan Erlik Han’dan intikam almak için yeraltı dünyasına yolculuk yapmak isterken onların serüvenleri anlatılır. Özellikle Amazon kraliçesinin kızı Lilith, kamlar ve amazonlar arasında büyümüştür ona yardımcı olmak için de bir grup oluşturulur ve bu kahramanlardan cengaverlerden amazonlardan ve kamlardan oluşan grup Kaf dağına ve hayat ağacına yolculuk yaparken vadiler aşmaları gerekir. İstek Vadisi Aşk Vadisi dedikodu Vadisi türlü türlü vadiler sonunda her biri imtihan olur adeta nefislerinden arınır nefisleriyle mücadele ederler ve Kaf dağına vardıklarında Hayat ağacını görmeye başlarlar. Yine Hayat Ağacı da kökleri yer altında Yani Erlik Han’ın ülkesinde dalları göğe uzanan hemen hemen bütün mitolojilerde kutsal bir varlık yaratılış ağacıdır. Hayat Ağacı ile benzer bir motif 1100-1200'lü yıllarda yaşamış olan Ferideddin Attar’ın Mantıkut'tayır kuşların dili isimli eseri ve orada vadileri aşan kuşların Kaf Dağı'nı olan yolculukları vardır. Dolayısıyla Hayat Ağacı eseri ego'nun nefsin yolculuğunu göstermektedir. Hatta Peygamberimizin bir hadisi vardır “küçük cihattan büyük cihat'a geldik “diye. Bir yerde insanın nefs vadilerini aşması hepimiz için söz konusudur. İster Mantıkut Tayr’da olsun ister Hayat Ağacı romanındaki vadiler olsun. Bir yerde bize bunu hatırlatmaktadır. Son sözü Yasemin Akın sözleriyle bitirelim: “Bu dünyadaki her deneyim Hayat Ağacı’na yapılan yolculuktur”.